Hadis Dersleri 1735, 1740
23 Kasım 2008
Emirler Kısmı, 104. Çeşit(Allaha yakınlaştıran duaların emredilmesi)
1735 nolu hadis: Ömer b. Ebi Seleme’den: Allahın Elçisi bana dedi ki, otur ey oğlum, Allahın adını an ve sağınla ye ve önünden ye. Dedi ki, ben de o günden beri Hz. Peygamberin öğrettiği şekilde yiyorum.’’
Bu hadis Buharide 5061 no ile vardır.
1736 nolu hadis:Ömer b. Ebi Seleme’den: Hz. Peygamber kendisini sofraya davet etmiş ve demiş ki, gel ey oğulcağızım, önünden ye ve sağınla ye ve yediğin şeyin üzerine Allahın adını an.’’
Bu hadis Buharide 5061 no ile vardır.
1737 nolu hadis: ‘’Yemeğinin başında Allahın adını anmayı unutursa, hatırladığında ‘Bismillahi fievvelihi ve ahirihi’ ‘başında da sonunda da Allahın adıyla’ çünkü o yemeğini yeniden karşılamış olur, böylece habis’i engellemiş olur ve başta isabet edenleri de geri almış olur.’’
Bu hadis Buharide ve Müslim’de bulunmamaktadır.
1738 nolu hadis: Hz. Aişe’den: Hz. Peygamber altı kişiyle beraber bir yemek yiyordu. Bir Arabi geldi ve yemeği iki lokmada bitirdi. Hz. Peygamber dedi ki, eğer bu adam Allahın adını ansaydı yemek hepimize yetecekti. Dolayısıyla biriniz yemek yediğinde onun üzerine Allahın adını ansın. Şayet başında unutursa desin ki, Bismillahi evvelehü ve ahirahü, (başında da sonunda da bismillah olsun).’’
Bu hadis Buharide ve Müslim’de bulunmamaktadır.
1739 nolu hadis: Hz. Ebubekir Hacira(ıssız bir vakit) vakti mescide çıktı. Geldiğini Hz. Ömer de işitti ve dedi ki, ya Ebabekir! Bu saatte seni evden çıkaran nedir? Dedi ki, açlıktan dolayı çıktım. Hz. Ömer diyor ki, vallahi ben de açlıktan çıktım. Bu durumda iken yanlarına Hz. Peygamber çıkageldi. Dedi ki, sizi bu saatte evinizden çıkaran nedir? Dediler ki, karnımızdaki açlığın ızdırabından başka bir şey bizi evden çıkarmadı ey Allahın Elçisi. Dedi ki, canım elinde olan Allaha yemin ediyorum ki, ben de açlıktan ötürü çıktım. Hadi kalkıp gidelim. Ebu Eyyüb El-Ensari’nin kapısına geldiler. Ebu Eyyüb yemek olsun süt olsun Hz. Peygambere ayırırdı ama o gün gecikti, vaktinde gelmedi. Onları da ailesine yedirdi Ebu Eyyüb. Hurmalığında çalışıyordu Ebu Eyyüb. Hz. Peygamber ve iki arkadaşı kapıya varınca hanımı kapıyı açtı. Dedi ki, Allahın peygamberi hoş geldin! Yanındakiler de hoş geldiler! Hz. Peygamber kadına dedi ki, Ebu Eyyüb nerede? Ebu Eyyüb hurmalıkta çalıştığı yerden elbisesini çekiştire çekiştire geldi. ‘Allahın Peygamberi hoş geldin, yanındakiler de hoş geldiniz’ dedi. Sonra da, ya Nebiyyallah! Bu vakit senin geldiğin vakit değildi, dedi. Hz. Peygamber de dedi ki, doğru diyorsun. Ebu Eyyüb misafirlerini içeri aldıktan sonra hemen çıkıverdi. Hurmadan bir salkım kopardı, salkımın içinde kuru hurma yaş hurma ve olgunlaşmamış hurma da vardı. Hz. Peygamber dedi ki, illa böyle mi olsun dedin? Olgunlaşmışından biraz getirseydin olurdu, yeterliydi dedi. Dedi ki, ya Nebiyyallah! İstedim ki kurusundan da yaşından da olgunlaşmamışından da tadasın. Bu yetmez ayrıca bir de hayvan keseceğim dedi. Hz. Peygamber dedi ki, eğer kesecek olursan sakın sütlü olanını kesme. Ebu Eyyüb bir dişi oğlak yahut bir erkek oğlak aldı, onu kesti ve hanımına dedi ki, bize ekmek yap, sen bu işi çok iyi biliyorsun. Kendisi erkek oğlağı kesti, onu pişirdi, karnını ateşte kızarttı. Yemek gelince, Hz. Peygamberin ve arkadaşlarının önüne oğlak kondu. Hz. Peygamber oğlaktan biraz kopardı, onu yassı bir ekmeğin içine koydu. Ve dedi ki, ey Ebu Eyyüb! Bunu Fatma’ya gönder. Çünkü kesinlikle o günlerdir böyle bir şey yemedi. Ebu Eyyüb da onu Fatma’ya götürdü. (onlar) yediler, doydular. Hz. Peygamber dedi ki, ekmek var, et var, kuru yaş olgunlaşmamış hurma çeşitleri var dedi yemeğe bakarak ve gözleri yaşardı. Canım elinde olan Allaha yemin ediyorum ki, işte bunlardır Allahın hesabını çekeceği nimetler dedi ve şu ayeti okudu: ‘sümme letiselünne yevmeizin aninneım’ ‘kuşkusuz o gün nimetlerden didik didik hesaba çekileceksiniz’. İşte kıyamet günü hesabına çekileceğiniz nimetler bunlardır dedi. Bu sözler Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’e çok ağır geldi. Bunun üzerine Hz. Peygamber dedi ki, böyle bir şey yiyeceğiniz zaman elinizi uzattığınızda deyin: ‘Bismillahi’ ‘Allahın adıyla’. Doyduğunuzda da ‘bizi doyuran Allaha hamd olsun’ deyin. Bize nimette bulunan, bize lütufta bulunan, Bunlar buna yeter(böyle yaparsanız bu sorgudan kurtarırsınız). Hz. Peygamber kalkınca Ebu Eyyüb’a dedi ki, yarın bize bir uğra. (Ravi diyor ki) Birisi O’na bir iyilik yapsa muhakkak ona dönerdi. Ebu Eyyüb bu sözü duymadı. Hz. Ömer bunu fark edince, Hz. Peygamber sana, yarın kendisine uğramanı emrediyor dedi. Yarın olunca Hz. Peygambere gitti, Hz. Peygamber de ona cariyesini hediye etti. Ve dedi ki, ey Ebu Eyyüb! Bu cariye iyi bir kadındır, bizde iken hayrını gördük, sen de buna hayırlı davran. Ebu Eyyüb cariyeyi eve getirdi ve düşünmeye başladı. Buna hayırlı davranmak hususunda onu azad etmekten başka bir şey aklıma gelmiyor. Bunun üzerine onu azad etti.’’
Bu hadis Buharide ve Müslim’de bulunmamaktadır.
1740 nolu hadis: ‘’Biriniz bir işe girişmek istediğinde deyiversin:‘Allahım ben Senin ilmine danışıyor, Senin ilmine başvuruyorum. Kudretine başvuruyorum ve Senin fazlından istiyorum. Kuşkusuz Senin gücün yeter, benim gücüm yetmez. Sen biliyorsun ben bilmiyorum. Sen gaybı bütünüyle bilen yegâne zatsın. Ey Allahım, şayet şu iş (yapmak istediği işi burada ansın diyor râvi) hakkımda dinim bakımından maişetim bakımından ve sonum bakımından hayırlıysa onu bana takdir et, onu bana kolaylaştır. Bana bu hususta yardım et. Şayet aynı iş benim için dinim bakımından maişetim bakımından ve sonum bakımından kötü ise onu benden uzak eyle ve benim için hayırlı olanı takdir et her nerede ise. Hiç kimsede güç kuvvet yok, sadece Sende var.’’
Bu hadis Buharide ve Müslim’de bulunmamaktadır.
|