Hadis Dersleri 1741, 1751
30 Kasım 2008
Emirler Kısmı, 104. çeşit(Allaha yakınlaştıran duaların emredilmesi)
1741 nolu hadis: ‘’Biriniz bir işe girişeceği zaman desin ki, Allahım ben senin ilmine başvuruyorum, ben senin gücüne başvuruyorum, ben senin lutfundan istiyorum. Çünkü sen güç yetiriyorsun ben güç yetiremiyorum. Sen biliyorsun, ben bilmiyorum. Sen bütün gaybları bilen yegâne zatsın. Ey Allahım şu iş eğer benim için dinim bakımından ve maişetim bakımından hayırlıysa, benim için akıbetim bakımından hayırlıysa onu benim için takdir et ve onu bana mübarek kıl. Eğer bundan başka bir şey benim için hayırlıysa, hayırlı olanı benim için takdir et, her nerde ise. Takdir ettiğin şeyle beni memnun et, verdiğin şeyle ben mutlu olayım.’’
Bu hadis Buharide ve Müslimde yer almamıştır.
1742 nolu hadis: ‘’Hz. Peygamber bize istihare duasını öğretirdi. Tıpkı Kuran surelerini öğretir gibi. Derdi ki, biriniz bir işe niyetlendiğinde, farz dışında iki rekât namaz kılsın, sonra desin ki, Allahım ben senin ilmine başvuruyorum, gücüne başvuruyorum ve Yüce lutfundan istiyorum. Sen güç yetirirsin ben yetiremem. Sen bilirsin ben bilemem. Sen gaybları bilen yegâne zatsın. Eğer bu iş hakkımda dünyam bakımından, akıbetim ve maişetim bakımından hayırsa bana onu takdir et, onu bana kolaylaştır ve onu bana mübarek kıl. Şayet benim için dünyam bakımından, akıbetim ve maişetim bakımından şer ise, onu benden uzak et, beni de ondan uzaklaştır. Ve benim için hayrı takdir et, her nerde ise. Bana takdir ettiğin hayır ile beni memnun et.’’
Bu hadis Buharide 6019 no ile vardır.
1743 nolu hadis: Hz. Peygamber Ebu Eyyub El- Ensari’ye dedi ki, kız istemeyi gizli tut. Sonra abdest al, abdestini güzelleştir, sonra Allah sana ne kadar yazdıysa namaz kıl, daha sonra Rabbine hamd et ve O’nu yücelt, sonra de ki, Allahım senin gücün yetiyor, benim yetmiyor. Sen biliyorsun ben bilmiyorum. Sen gaybları en iyi bilensin. Sana göre şu kız(adıyla anarak) benim için, dinim dünyam ve ahiretim bakımından hayırlıysa onu bana takdir et, ondan başka bir hatun benim için hayırlıysa bana onu takdir et.’’
Bu hadis Buharide ve Müslimde yer almamıştır.
1744 nolu hadis: ‘’Vefat edenin yanına vardığınızda hayır anın. Çünkü melekler siz ne derseniz onu teyit ederler. Ümmü Seleme diyor: Ebu Seleme(kocası) vefat etti ve ben Hz. Peygambere gittim. Dedim ki, Ya Rasülellah! Ebu Seleme için ben ne diyeyim? Dedi ki, şöyle de: Ey Allahım onu affet, bize de daha hayırlısını ver. Ümmü Seleme diyor ki, ben bu duayı ettim, ettim. Sonra Allah bana Muhammed’i nasip etti.’’
Bu hadis Müslimde 919 no ile vardır.
1745 nolu hadis: Hz. Peygamber kabristana girdi ve dedi ki, ‘Esselamü aleyküm darakavmin müminin’ ‘Ey müminler topluluğu, size selam olsun ‘ve inna inşaallahü biküm lahikun’ ‘inşallah bizde size katılacağız’.
1746 nolu hadis: Hz. Peygamber, millet kabristanlığa gideceği zaman şöyle demelerini öğretirdi, ‘müminlerden ve Müslümanlardan oluşan bu yurdun halkına selam olsun, inşallah yakında bizler de size katılacağız, siz önden gittiniz biz de ardınızdan gelmekteyiz, hem sizin için hem bizim için Allahtan afiyet diliyoruz, deyin.’’
Bu hadis Müslimde 975 no ile vardır.
1747 nolu hadis: ‘’Ölülerinizi lahd’e yerleştirdiğinizde deyin ki, ‘Bismillahi veala sünneti Rasülillahi’ ‘Allahın adıyla ve Allahın Elçisinin sünneti üzere’.’’
Bu hadis Buharide ve Müslimde yer almamıştır.
1748 nolu hadis: ‘’Allah hapşırmayı sever, esnemekten ise hoşlanmaz. Biriniz esnemek istediğinde gücü yettiğince geri tepsin(engellesin), ‘haavv’ demesin. Çünkü o esnediğinde ‘haavv’ derse şeytan ona güler. Hapşırdığında ise, ‘Elhamdülillah’ desin. Bunu işiten herkese, ona ‘Rahimekellah’ ‘Allah sana merhamet etsin demek haktır.’’
Bu hadis Buharide 5869 no ile vardır.
1749 nolu hadis: Bir gazvede Salim b. Ubeyd’le beraberdik. Adamlardan biri hapşırdı ve ardından da ‘Esselamü Aleyküm’ dedi. Bunu duyan Salim dedi ki, ‘Esselamü Aleyke veala Ümmike’ ‘Selam senin de ananında üzerine olsun’. Adam bundan alındı. Salim adama dedi ki, sanki sen bundan alındın. Adam da dedi ki, ne hayırla ne de şerle anamı anmandan hoşlanmadım. Bunun üzerine Salim dedi ki, Hz. Peygamberle birlikte bir yolculukta idik, halktan biri hapşırdı ve ardından ‘Esselamü Aleyküm’ dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber ona ‘Aleyke veala ümmike’ dedi. Sonra Hz. Peygamber dedi ki, biriniz hapşırdığında ‘Elhamdüllilahi ala külli halin’ ‘her halimize Allaha hamdolsun’. Yahut dedi ki, ‘Elhamdülillahi Rabbil alemin’ ‘Alemlerin Rabbi olan Allaha hamdolsun’. (Etrafındakiler)ona da desin ki, ‘Yerhamükellah’, o da buna karşılık desin ki, ‘Yağfirullahi leküm’ ‘Allah size mağfiret etsin’.
Bu hadis Buharide ve Müslimde yer almamıştır.
1750 nolu hadis: ‘’Nasıl mutlu olayım, Sur’un sahibi, karn’i(üfleyeceği şeyi) eline almış bulunuyor. Ağzına koymuş, üflemek için emrolunmayı bekliyor. Dedik ki, Ey Allahın Elçisi! O gün olursa ne diyelim? Hz. Peygamber dedi ki, ‘Hasbünallahü veni’melvekil’ ‘Bize Allah yeter, korumak gözetmek ve kollamak bakımından o ne güzel vekildir’ deyin.’’
Bu hadis Buharide ve Müslimde yer almamıştır.
1751 nolu hadis: Hz. Fatıma Hz. Peygambere gelip, O’ndan bir hizmetçi istiyor, Hz. Peygamber dedi ki, Ey Kızım! Şöyle de: Ey Allahım! Ey yedi semanın Rabbi! Yüce arşın Rabbi! Benim, bizim ve her şeyin Rabbi! Zahir olan sensin, senin üstünde kimse yok. Batın olan da sensin, senden daha derinde bir şey yok. Tevrat’ı indirensin, İncil’i indirensin ve Furkan’ı indirensin. Çekirdeği çatlatan sensin. Her şeyin şerrinden sana sığınıyorum. Sen her şeyin perçeminden yakalamış durumdasın. Sen Evvel’sin, Sen Ahir’sin, senden sonraya kalan yok. Bizden borcu gider, bizi fakirlikten kurtar.’’
Bu hadis Müslimde 2713 no ile vardır. |