Hadis Dersleri 1788, 1796
Emirler Kısmı, 104. çeşit(Allaha yakınlaştıran duaların emredilmesi)
1788 nolu hadis: Hz. Peygamber, annemiz Hz. Aişe’ye şu duayı öğretti: ‘Allahım ben senden bütün hayırlardan istiyorum, hem acil olanlardan hem de daha sonrakilerden. Bildiğim ve bilmediğim bütün hayırlardan istiyorum. Ve bütün kötülüklerden sana sığınıyorum, hem acil olanlardan hem de daha sonrakilerden. Bildiğim ve bilmediğim bütün kötülüklerden sana sığınıyorum. Allahım ben senden, kulun ve peygamberinin istediği bütün hayırlardan istiyorum. Ve yine kulun ve peygamberin hangi şeylerden sana sığındıysa, ben de onlardan sana sığınıyorum. Ve senden cenneti diliyorum. Ve cennete götüren her türlü söz, davranış varsa onları da bana nasip etmeni istiyorum. Ve ben sana ateşten sığınıyorum. Ve ateşe götüren her ne tür söz, davranış varsa ben onlardan da sana sığınıyorum. Ve ben hakkımda verdiğin her hükmün hayır olmasını senden istiyorum.’’
Bu hadis Buharide ve Müslimde yoktur.
1789 nolu hadis: Bir bedevi Hz. Peygamberin yanına geldi ve dedi ki, ya Allahın Elçisi! Bana bir söz öğret, onu söyleyeyim. Hz. Peygamber dedi ki, Lailahe illallahü vahdehü laşerikeleh, Allahüekberü kebira, velhamdülillahi kesira ve sübhanellahi Rabbilalemin, velahavle velakuvvete illabillah Allahtan başka ilah yoktur, sadece O vardır, O’nun hiçbir ortağı yoktur. Allah en büyüktür. Hamd çokça Allah’adır. Alemlerin Rabbi olan Allah tüm kusurlardan uzaktır. Allahtan başka güç kuvvet yoktur. Yüce olan O’dur. Azim olan O’dur. Aziz olan O’dur. Hakim olan O’dur.’’ Adam dedi ki, bunların hepsi Rabbim için. Bana ne var? Dedi ki, de ki: Allahümmeğfirli verhamni vehdini verzükni. Allahım! Beni bağışla, beni esirge, bana hidayet et, bana rızık ver.’’
Bu hadis Müslimde 2696 no ile vardır.
1790 nolu hadis: H. Peygamber bize Kurandan bir sur öğretir gibi namazda teşehhüd getirmemizi öğretirdi. Ve yine bize teşehhüdü öğrettiği gibi başka şeyler de öğretirdi. Allahım bizim kalplerimizin arasını kaynaştır, aramızdaki dargınlıkları gider, ıslah et ve bizi esenlik yollarına ilet ve bizi karanlıklardan aydınlığa ulaştır ve bizi çirkefliklerden uzak eyle, açık olanından da saklı olanından da. Ey Allahım bizi koru, işitmelerimiz görmelerimiz ve ruhlarımız bakımından günaha girmekten bizi muhafaza buyur ve bizleri nimetlerine şükredenlerden eyle, onlardan ötürü sana senada bulunanlardan eyle, bize verdiğin nimetleri tamamına erdir.’’
Bu hadis Buharide ve Müslimde yoktur.
1791 nolu hadis: ‘’Aranızdan hiç kimse başına gelen bir sıkıntıdan dolayı ölümü temenni etmesin, illa ölümü temenni edecekse o zaman şöyle desin ‘Allahım hayat benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat, şayet vefat benim için hayırlı ise o zaman beni vefat ettir’.
Bu hadis Buharide 5990 no ile vardır.
1792 nolu hadis: ‘’Ey Harise’nin Annesi! O dediğin bir cennet değil, cennetlerdir. Harise firdevsi ala’dadır. Öyleyse siz Allahtan firdevsi ala’yı isteyiniz.’’
Bu hadis Buharide 2654 no ile vardır.
1793 nolu hadis: Ömer b. Hattab’ın başına bir sıkıntı gelmiş, o da Hz. Peygambere gelip sıkıntısını şikayet etmiş ve bu sıkıntıyı gidermem için bana vesk yaş hurma verilmesini emret. Hz. Peygamber de ona dedi ki, istersen sana vesk hurma verilmesini söylerim ve eğer istersen sana bazı kelimeler öğretip o kelimeler sana vesk’ten daha hayırlıdır. Hz. Ömer de dedi ki, hem onları bana öğret hem de bana vesk hurma verilmesini emret. Çünkü benim çok ihtiyacım var. Hz. Peygamber de buyurdu ki, Allahım beni muhafaza buyur, benim imanımı otururken de koru ayakta iken de koru, yatakta iken de beni İslam üzere koru, düşmanım olan birinin duasını benim aleyhimde kabul etme, perçeminden yakaladığın her şeyin şerrinden sana sığınıyorum, elinde olan bütün hayırlardan istiyorum.’’
Bu hadis Buharide ve Müslimde yoktur.
1794 nolu hadis: Hz. Peygambere bir adam geldi ve dedi ki, Abdulmuttalip kavmine senden daha hayırlıydı, o kavmine et yedirirdi, sen bunları doğruyorsun. Adam ağzına geleni söyledi, çıkıp gideceği zaman Hz. Peygambere dedi ki, ben ne diyeyim? Dedi ki, Allahım beni nefsimin şerrinden muhafaza buyur ve bana doğru yolu göster diye dua et. Adam gitti. Daha sonra adam müslüman oldu. Dedi ki, ey Allahım Elçisi, ben sana gelip bana bir şeyler öğret demiştim, sen de demiştin ki, Allahım beni nefsimin şerrinden muhafaza buyur ve bana doğru yolu göster diye dua et, demiştin. Şimdi müslüman oldum ne dua edeyim? Hz. Peygamber de bu kez şu duayı öğretti: De ki, Allahım beni nefsimin şerrinden muhafaza buyur ve bana doğru yolu göster diye dua et Allahım, sen beni bağışla, gizlediklerimi de açığa vurduklarımı da bağışla, hataen yaptıklarımı da kasten yaptıklarımı da bağışla, cahilce yaptıklarımı da bağışla.’’
Bu hadis Buharide ve Müslimde yoktur.
1795 nolu hadis: Ali’nin oğlu Hasan’a dedim ki, ey Hasan! Hz. Peygamber’den ne hatırlıyorsun? Dedi ki, sadaka hurmalarından bir hurma almıştım da, onu ağzıma koymuştum, Hz peygamber bunu fark edince ağzımdan onu çıkardı ve onu hurmaların arasına attı. Bize şu duayı öğretiyordu: Allahım, hidayet ettiklerin içinde bana da hidayet et, Allahım kendilerine afiyet verdiğin kimseler içinde bana da afiyet ver, Allahım kendilerine sahip çıktığın kimseler arasında bana da sahip çık ve dostluğuna kabul et, Allahım bana verdiklerini hakkımda mübarek eyle, Allahım hakkımda verdiğin hükümlerin şerrinden beni koru, karar veren sadece sensin, sen karar verdikten sonra kimsenin kararı yok, senin sahip çıktıkların asla perişan olmaz.’’
1796 nolu hadis: ‘’Millet dinarları dirhemleri yığarken siz şu kelimeleri hazine bilin: Allahım ben senden bu işim(dinim) hususunda sabit kalmamı diliyorum ve doğruluk üzere senden azimet(kararlılık) diliyorum ve nimetlerine karşı şükredebilmeyi istiyorum, sana güzel kulluk yapabilmeyi istiyorum, tüm güzellikleri senden istiyorum ve tüm kötü şeylerden sana sığınıyorum, tüm kusurlarımdan ötürü senden bağışlanma istiyorum. Kuşkusuz sen ğaybı bilen yegane Zat’sın.’’
Bu hadis Buharide ve Müslimde yoktur. |